Genç Pardusçular Rahatsız

Yayınlandı: 12/07/2012 / ozgurlukicin, Pardus

Pardus danışma kurulunun bir üyesi olarak Pardus yönetiminin toplantının yapıldığı 29/06/2012 tarihinden bu yana yapılması planlanan e-posta üzerinden tartışmaya devam edip kurulun yapısını ve ilk kararlarını alması konusunda  herhangi bir yazı yazmamış olmasına üzülürken bir başka önemli gelişmeyi malesef twitter üzerinden öğrendim.(1)

Pardus yönetimi ODTÜde sektör firmalarıyla bir toplantı yapmış ve Pardus’u anlatmışlar tabi anlatılan bu Pardus benim yeni pardus olarak adlandırdığım debian tabanlı pardus daha doğrusu pardus görünümlü debian.

Twitter üzerinden Orçun Madran’ın twitinde  firmalara bir çağrı yapıldığı  (2) söylenmesine rağmen çözüm ortağı olan firmalarında toplantıyı twitterdan duyduklarını öğrenmiş bulunuyorum. Nedenini de şu twitten anlamak mümkün “Bizi yönetmek isteyen firmalarla çalışmak istemiyoruz”(3)

YÖNETMEK ?

Benim açımdan toplantının en önemli açıklaması bu. Bildiğiniz gibi Danışma kurulunun ilk toplantısında TÜBİTAK yönetimiyle kurul üyelerinin çoğunluğu pisi den vazgeçilerek debian tabanlı olarak pardus’un yoluna devam etme kararının hem alınma yöntemine hemde teknik gerekçeleri konusunda fikir ayrılığına düşülmüş ve toplantı dişe dokunur bir karar alamadan dağılmıştı. Aradan geçen iki haftada da TÜBİTAK ve içerisinde göç ortakları temsilcisinin de bulunduğu bir kurul’un arasında herhangi bir iletişim kurulmadığı da düşünüldüğünde   Sayın Abdullah EROL’un “bizi yönetmek isteyen firmalarla çalışmak istemiyoruz” cümlesinin ne anlama geldiğini anlamak güç değil. Bir noktayı daha belirteyim bugün Kurul üyelerinden Necdet Yücel  Kurul üyelerinin tamamını cc listesine eklediği mailinde danışma kurulunun durumunu sormuş aradan geçen yaklaşık 6 saate rağmen hala bir cevap verilmemiştir.

Ben herkese açık olan bu platfordan bir kaç soru sormak istiyorum.

1- Danışma kurulu pardus hakkında bir karar vermeyecekse süreci yönetip yönlendiremeyecekse varlığının fonksiyonu ne olacak?

2- Danışma kurulunda en önemli tartışma pisi den vazgeçilmesi kararı üzerinde dönmüş ve “bundan önceki sözleşmelere zarar vermeyecek şekilde karar alır” gibi bir cümleyle pardus’un yeniden pisi ile yoluna devam etme umudu korunurken neden hala Debian tabanlı Pardus ile toplantılar yapılıyor?

3- ODTÜ de yapılan toplantıya göç ortakları neden çağrılmadı?

4- TÜBİTAK gerçekten Danışma kurulunu istiyor mu?

 

1- https://twitter.com/orcunmadran/status/223363550607970305

2 – https://twitter.com/orcunmadran/status/223372970184290305

3- https://twitter.com/orcunmadran/status/223371146412834816

 

Reklamlar
yorum
  1. Bahadir Kandemir dedi ki:

    Bilenler TÜBİTAK’a yön versin diye değil, emekli geliştiricileri ve eski yönetimi suçlayan herkes bir araya gelsin ve TÜBİTAK kendini aklamış olsun diye düzenlendi o toplantılar.

    Erkan Tekman ve ekibi yeterince yerin dibine sokulduktan sonra, TÜBİTAK’ın camia ile işi kalmadı.

    Toplantı habelerini ve sonraki yorumları gördükçe hep Star Wars’daki meşhur sahne geldi aklıma:

  2. Bora Güngören dedi ki:

    Toplantıda bulunmayan kişilerin, cımbızla alınmış bir cümle üzerine fırtına koparmasını yersiz buluyorum.

    Toplantıda vardım. Başka Pardus iş ortakları da vardı. UEKAE’nın Pardus ile ilintili başka projelerine iş yapanlar da vardı.

    Toplantının özü “Ey ar-ge şirketleri, neden ar-ge çalışmalarınız Pardus üzerinde değil? Bakın biz size destek vermek istiyoruz.” şeklinde özetlenebilir. Falan kurumun göçü, yok PHP mi Java mı, rpm mi deb mi falan gibi konular gündemde yoktu. Gayet ar-ge firmalarına özel, ar-ge firmalarının ilgilendiği konulara odaklanmaya çalışan bir sunumdu. Sorular bağlamında yanıtlar içinde göç, vb konulara kısaca değinildi.

    Toplantının gündemi ar-ge olunca, yeri de ODTÜ Teknokent olunca; haliyle ODTÜ Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren şirketlerin çağrıldığı bir toplantıydı. Bir gün öncesinde Bilkent Cyberpark’ta aynı toplantıdan yapılmıştı. Dolayısı ile bir art niyet yok, hedef kitle ve amaç konusu var. Teknokent’te olmayan hiç bir firmanın bu toplantıların duyurusunu direkt alması mümkün değildir. Çünkü duyurular Teknokent idareleri tarafından ve sadece kendi bünyelerinde faaliyet gösteren firmalara yapılmıştır. İsteyen olursa ODTÜ ve Bilkent’in duyuru epostalarını ODTÜ ve Bilkent Üniversitesi teknokentlerindeki Pardus iş ortağı firmalardan alabilirler.

    Toplantıdaki “yönetmek” konusundaki cümlenin önünde “Biz entegratörler yerine ürünü olan küçük firmalarla çalışmak istiyoruz.” diye bir öncül var. Twitter’da o cümle yok. Buradaki “yönetmek” ile kast edilen, ticari kar amacı ile özgür yazılımla alakası olmayan tercihleri on yıllardır sık sık yapan entegratörlerin işe fazla bulaşmamasının tercih edildiği olarak okunmalı. Kaldı ki TÜBİTAK’ın herhangi bir kamu kurumu ile olan sözleşmesini “yönetmek” sözleşmelere taraf olmayan herhangi bir üçüncü kişiye elbette düşmez. Ne yani, ben çok akıllıyım diye kalkıp Fatih projesini bana mı yönettirecekler? Elbette ki imzayı atan, riskleri alan adam yöneticidir. İş ortağı sözleşmesi imzalayınca TÜBİTAK’ın yöneticisi olmuyoruz.

    Öte yandan, benim yazacağım bir özgür yazılımın veya Anka gibi bir topluluk projesinin yönetimi de orada elini taşın altına koyanın hakkıdır. Orada da TÜBİTAK’ın ancak önerileri veya danışman olarak akıl fikir vermesi söz konusu olur.

    Zaten, sunum sırasında TÜBİTAK’ın organizasyon yapısı da anlatıldı ve TÜBİTAK’da yönetim, denetim, vb organların diğer kuruluşlardan biraz daha farklı görev yaptığı, bunun kavram karmaşasına yol açabildiği de ifade edildi.

    Sunum sırasında TÜBİTAK’ın özgür yazılıma çok üst düzeyde ve çok ciddi bütçeler ile destek vermeye hazırlandığı, ancak bunların idari süreçlerinin zaman aldığı ifade edildi. Esas tartışılacak bir konu varsa; tek bir cümleden alıntı değil bu konu olmalıdır. Oradaki tartışma da “bilim ve teknoloji politikaları” kavramları ile yapılmalıdır. Eminim, bu kavramlara hakim kişiler, başka ortamlarda bu tartışmaları şu anda da yapmaktadır. Ancak ne yazık ki twitter gibi bir ortamdaki tek bir cümle üzerinden bir kaşık suda fırtına kopartınca, bu tür tartışmalara zaman kalmıyor.

    • Coşkun Aktaş dedi ki:

      Bora Bey açıklamalarınız için teşekkür ederim. Bilgi eksikliği nedeniyle ortalık yine karışacaktı. Camianın Tübitak’a olan güveni paket sistemindeki değişiklik nedeniyle azaldı. Üstüne birde iletişim eksikliği girince ortalık bu hale geldi. Umarım herşey düzelir.

  3. […] Sevgili Sezai günlüğünde toplantı ve kendisinin de üye seçildiği Danışma Kurulu üzerine yazmış ve kaygılarını dile getirmiş şuradan okuyabilirsiniz: https://sezaiyeniay.wordpress.com/2012/07/12/genc-parduscular-rahatsiz/ […]

  4. Levent dedi ki:

    Anka projesine destek verenlerin hala neyi beklediklerini anlamıyorum. Anka destekçilerinin Pardus isim ve logo haklarını camiaya kazandırmak yerine 10 yılda kazanılan Pardus marka kredisini(değerini) Tübitak’ın ayakları yere basmayan filozoflarla birlikte itibarsızlaştırmasına seyirci kaldıklarını görüyorum. Pardus eski yönetiminin camia notlarının krık olmasına rağmen Tübitak büyük hatalar yaptı. Tübitak tüm ekibi önce sessizce kızağa çekip ardından bir bir kovarak, mobbing yaparak geliştiricileri uzaklaştırarak, yıldırarak Pardus camiasına çok büyük saygısızlık etti. Geliştirilmekte olan özgün projeleri önce durdurup sonra geliştiricileri uzaklaştırarak büyük hatalar yapmıştır. Mali desteğinden dolayı projeyi yozlaştırma inisiyatifini son 2 yılda kullanmış ve Pardus projesini bitirmiştir. Bütün bu art niyetli girişimlere hala Pardus ismi kullanılarak kılıf aranmaktadır. Şu anda az olduğu sanılan Pardus camiasının 10 yıllık takipçilerine dışarıdan devşirme filozof ve sürücü problemini çözemeyen cühela çok bilmişlerle yoluna devam etmeye çalışması şeyinin doğrusuna gittiğini gösteriyor. Eğer Anka destekçileri “yeterince mali desteğimiz olmadığı için yeni bir çatal veya Pardus’un aslının devamını sağlayamayız” ortak kanısı oluştuysa lütfen boşa kürek çekmeyelim. Herkes kendi yoluna deyip bol keseden sallayan sadece yazdığını kendisi anlayan filozofları ve işbilmez bürokratları kendi hallerine bırakalım. Bırakalım ki ortada iyi niyetlerinin olmadığı alenileşsin. Anka projesiyle umudu canlı tutan arkadaşlara selam olsun artık kötü niyetleri görün ve Tübitak’tan kopup ya Pardus’un özgün teknolojilerini geliştirmeye devam edin ya da Linux camiasında kendinizi geliştirerek özgür yazılımın parçası olmaktan zevk almaya devam etmenizi dilerim. Hala buralara gelip Tübitak’ın camiyı hiçe sayan saygısız gidişatını meşrulaştırmaya çalışanlara da sözüm OGLUMBAKGİT.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s